Acelya

ACELYANIN DÜNYASI DOSTLUGUN VE SEVGININ TEK SIMGESI
 
PortalPortal  TakvimTakvim  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 1 Ekim 2011 Cumartesi, Günün Hikayesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sitekurucusu
Admin
Admin
avatar

Koç
Yılan
Mesaj Sayısı : 23648
Doğum tarihi : 01/04/65
Kayıt tarihi : 17/02/08
Yaş : 52
Nerden : insanligin oldugu yerden

MesajKonu: 1 Ekim 2011 Cumartesi, Günün Hikayesi   C.tesi Ekim 01, 2011 4:22 am

PERVANE VE ATEŞ

Ayaklarınızın yere basmadığını, sesinizin çıkmadığını, ellerinizin olmadığını hissederseniz ya bazen tam olarak öyleydim.


Yürüyüp yanına kadar gitmek, onu çok özlediğimi söylemek, taze tenine
dokunmak istiyordum ama tüm yetilerimi kaybetmiş gibiydim.

Sadece gözlerim görüyordu. İçimden “şükürler olsun” diyordum, gözlerim görebildiği için, O’nu görebildiği için…

Konuşmaya başladı… Her söyleyeceği sözü merak ediyordum. Korkuyordum…
Evet, korkuyordum. Bana “kabuk tuttuğunu sandığın yaranı bir kere daha
kanatmak,

neleri kaybettiğini göstermek için geldim” demesinden korkuyordum. Eğer böyle düşünüyorsa kalp krizi geçirip orada ölebilirdim…

Feraye!

Sana gelmeden önce neler söyleyeceğimi defalarca tekrar etmiştim aynanın
karşısına geçip. Mimiklerimi, kelimelerimi, serin duruşumu
hazırlamıştım.

Seni
gördüğüm an, hepsi uçup gitti… Evet, bize bu acıları yaşattığın için
sana kızgınım. Saniyeler içinde düşüncelerim değişiyor.

Bir
yanım “hadi hemen burada git!” diyor diğer yanım “hayır, artık burada
kalmalısın” diyor. Ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilemiyorum.

Pervane ve ateş gibi hissediyorum… Sen parlıyorsun, ben etrafında dönüyorum. Pervane, bilir sonunun ateşten geleceğini…
Yine
bilir ki pervane; aşk ateştedir. Sana yürüyorum, korkuyorum,
engelleyemiyorum… Sen seversin, bilirim. “Aşk için ölmeli, aşk o zaman
aşk” dersin…

Bir pervaneyle yaşayacak gücüm yok ama aşk onun etrafında, biliyorum… Yardım et bana, söz ver bana…

Cihan!

Hatırlıyor musun? Benim gençliğimi, senin olgunluğu sanata dönüştürdüğü
için sevdiğimiz, adımı değiştiren, bizi meşrulaştıran Vladimir
Nabokov’un romanını…

"Hayatımın ışığı.... Günahım, ruhum; dilin ucu damaktan dişlere doğru üç basamaklık bir yol alır,
üçüncüsünde gelir dişlere dayanır... Aslında hiç bitmeyecek bir arayış.”
Kim pervane? Kim ateş? Bilemiyorum. Ben mi dönüyorum etrafında yoksa sen mi? Sonum senden gelse de sana gelmek istiyorum…

Feraye Demir

_________________


Ahh…Yüregim eriyorken dilinde
Kavruk ve ürkek arzular diyarında
Ruhum esir düstü sana tutsagım yüreginde
En uzun gecemde en uzun siirim sana
Yüregi yüregime dokunan adam
benim babayüreklim ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acelya.forumakers.com
 
1 Ekim 2011 Cumartesi, Günün Hikayesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Acelya :: ACELYANIN GÜNLÜGÜ.Günü sözü:Günün Resmi.Günün Hikayesi:Günün Siiri:Günün Fikrasi-
Buraya geçin: