Acelya

ACELYANIN DÜNYASI DOSTLUGUN VE SEVGININ TEK SIMGESI
 
PortalPortal  TakvimTakvim  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 TERAVIH NAMAZI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sitekurucusu
Admin
Admin
avatar

Koç
Yılan
Mesaj Sayısı : 23648
Doğum tarihi : 01/04/65
Kayıt tarihi : 17/02/08
Yaş : 52
Nerden : insanligin oldugu yerden

MesajKonu: TERAVIH NAMAZI   Paz Eyl. 07, 2008 3:31 pm

Ramazan ayinda yatsi namazindan sonra kilinan namaz. "Teravih" kelimesi
Arapça, "Terviha”nin çoguludur ve "oturmak, istirahat etmek'" anlamina
gelmektedir. Teravih namazi her dört rekatin sonunda oturulup biraz
dinlenildigi için, bu adi almistir (el-Meydani, el-Lubab, Istanbul,
(t.y) I, 123).

Teravih namazi, kadin erkek her müslüman için sünnet-i müekkededir.
Teravih, orucun sünneti degil, vaktin sünnetidir. Bir mazereti
dolayisiyla oruç tutamayanlar da teravih namazi kilarlar.

Ramazan gecelerini ihya etmek için kilinan Teravih namazi, Kur'an'da
zikredilmemektedir. Fakat hakkinda çok sayida hadis rivâyet edilmistir
(Sevkânî, Neylü'l-Evtâr, Misir, (t.y) III, 53). Ebû Hureyre'nin
naklettigi bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya
etmeyi tesvik etmis, fakat bunu kesin olarak emretmemistir. Bu konuda;
"Her kim inanarak ve karsiligini Allah'tan bekleyerek Ramazan'i ihya
ederse, geçmis günahlari bagislanir" (Buharî, Iman, 25, 27; Müslim,
Musafi'in, 173, 176; Ibn Mace, Ikametu's-Salâ, 173; Tirmizî, Savm, 83)
diye buyurmustur. Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)'in
ashabina Ramazani ihya etmeyi vacip kilmadigini, fakat mendup olarak
emredip tesvik ettigini, Islâm alimlerinin de bunun mendup oldugunda
ittifak ettiklerini kaydetmektedir. En-Nevevî, "Ramazani ihya etmenin,
teravih namazini kilmakla hasil oldugunu" da zikretmektedir. Bu açidan
Hz. Muhammed (s.a.s)'in, "her kim Ramazan'i ihva ederse" sözü, "her kim
geceleri namaz kilarak Ramazan'i ihya ederse” seklinde anlasilmalidir
(en-Nevevî, el-Minhâc, 1924, VI, 39, vd.) Nitekim Abdurrahman b. Avf'in
naklettigi bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s): Süphesiz Allah Ramazan
orucunu farz kildi. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet
kildim. Her kim inanarak ve sevabini Allah'tan bekleyerek Ramazan'i
oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasindan dogdugu gün gibi
günahlarindan temizlenmis olur" buyurmaktadir. (Ibn Mâce,
Ikametu's-Salâ, 173; Ibn Hanbel, I, 191, 195).

"Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kildi. Sahabenin
çogu da onunla birlikte o namazi kildi. Ikinci gece yine ayni namazi
kildi. Bu kez O'na tabi olarak ayni namazi kilan cemaat daha fazla
oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit'e gitmedi. Orayi dolduran
cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çikti
ve cemaata söyle buyurdu:

"Sizin cemaatla teravih namazini kilmaya ne kadar arzulu oldugunuzu
görüyorum. Benim çikip, size namazi kildirmama engel olan bir husus da
yoktu. Ancak ben size, teravih namazinin farz olmasindan korktugum için
çikmadim" (Buharî, Teheccud, 57).

Ebû Zer (r.a)'dan nakledildigine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan
ayinin sonuna dogru bazi gecelerde ahsabina, gecenin üçte birini
geçinceye kadar teravih namazini kildirmistir (Ibn Mâce,
Ikametu's-Salâ, 173).

Ebû Hureyre (r.a)'nin naklettigi bir baska hadiste de Rasûlüllah
(s.a.s)'in Ramazan ayinda, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)'in
arkasinda cemaatle namaz kilarken gördü ve "Dogru yapiyorlar,
yaptiklari sey ne güzeldir” diyerek tasvip ettikleri haber verilmistir
(Ebû Dâvud, Ikâmetu's-Salâ, 190).

Yine Hz. Âise validemiz (r.a) Hz. Peygamber (s.a.s)'in kildigi teravih namazi hakkinda su bilgileri vermistir:

"Allah'in elçisi ne Ramazanda, ne de diger zamanlarda on bir rekattan
fazla namaz kilmazdi. Dört rekat namaz kilardi ki, güzelligi ve
uzunlugunu anlatamam! Nihayet üç rekat daha kilardi. Bir defasinda, Ey
Allah'in Resulu! Vitir namazini kilmadan uyuyor musun? diye sordugumda
"Ey Âise! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz" buyurdu" (Buharî,
Teheccüd, 1 25).

Hanefilere göre, teravih namazinin rekât sayisi Hz. Ömer (r.a)'in
uygulamasina dayanir. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî'de halifeliginin son
zamanlarinda teravih namazini yirmi rekât olarak kildirdi. Dört halife
devrinden sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatla
kilinmasina karsi çikmadi. Alimler bu hususta Hz. Muhammed (s.a.v)'in
su hadisine göre hareket etmislerdir: "Benden sonra benim sünnetimden
ve rasit halifelerin sünnetinden ayrilmayin" (Tirmizî, Ilim, 16; Ibn
Hanbel, IV, 126). Diger yandan Abdullah b. Abbas (r.a)'in Ramazan
ayinda teravih namazini yirmi rekat olarak kildigi ve arkasindan da üç
rekat vitir namazini kildigi rivâyet edilmistir. Imam Ebû Hanife'ye Hz.
Ömer (r.a)'in bu hususta yaptigi uygulama sorulunca, söyle demistir:
Teravih namazi hiç süphesiz müekked bir sünnettir. Hz. Ömer, bu namazin
cemaatle ve yirmi rekat kilinmasini sahsi bir ictihadi ile yapmadigi
gibi, bir bid'at olarak da emretmemistir. O, kendisinin bildigi ser'î
bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)'in bir vasiyetine dayanarak böyle
yapmistir (et-Tahtavî, Hasiye, 334).

Yukarida isaret edildigi gibi, teravih namazi erkek ve kadinlar için
sünnet-i müekkede olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir
hadiste: "Allah size Ramazan orucunu farz kilmistir, ben de size gece
namazini (teravihi) sünnet kildim" (Ibn Mâce, Ikametü's, Salâ, 173; Ibn
Hanbel, I,191 vd.) diyerek buna isaret buyurmustur .

Nakledilen bütün bu rivâyetlere göre teravih namazinin sekiz rekatinin
müekked sünnet oldugunda süphe yoktur. Ibnu'l-Humam gibi bazi alimler,
sekiz rekattan fazlasinin müstahap oldugunu söylemislerdir. Bu durum,
yatsi namazindan sonra dört rekat nafile namaz kilmanin müstahap
olusuna benzer ki, bunun ilk iki rekati müekked sünnet olur
(Ibnu'l-Humâm, Fethü'l-Kadîr, Misir, 1315, I, 333 vd.).

Teravih namazi, Ramazan ayina mahsustur; vakti, tercih edilen görüse
göre, yatsi namazindan sonradir, sabah namazinin vaktine kadar devam
eder. Vitir namazi teravih namazindan sonra kilinir. Ancak teravih
namazindan önce kilinmasinda da herhangi bir sakinca yoktur. Ancak
teravih namazi yatsi namazindan önce kilinmaz. Kilindigi takdirde,
iâdesi gerekir. Bu namazin gece yarisindan veya gecenin üçte birinden
sonraya tehir edilmesi müstehaptir. En saglam görüse göre, teravihte
cemaat olmak sünnet-i kifâyedir. Yani bir mescitte hiç kimse teravihi
cemaatle kilmazsa, hepsi günahkâr olur. Teravih namazi tek basina
kilinabilir. Fakat cemaatle kilinmasi daha faziletlidir. Teravih
namazina, yarisinda yetisen kimse, önce yatsi namazinin farzini kilar
ve daha sonra teravih namazini kilmak için imama uyar. Eksik kalan
teravih rekatlarini, daha sonra kendisi tamamlar. Hatim ile teravih
namazini kilmak sünnettir.

Teravih namazinin kazasi yoktur. Bilindigi gibi farz ve vacip namazlar kaza edilirler.

Teravih namazini, her iki rekatta bir selâm vererek on selâm ile
bitirmek daha faziletlidir. Dört rekatta bir selam vermek de caizdir.
Fakat bu sekilde kilmak mekruhtur.

Teravih namazini kilarken, iki rekatta bir selâm verilse, normal olarak
aksam namazinin iki rekat sünneti gibi ve dört rekatta bir selâm
verilse, yatsi namazinin dört rekat sünneti gibi kilinir. Baslarken ve
her iki rekatin basinda "Sübhâneke", "Ezûzübesmele" ve her oturusta
"et-Tahiyyat" ile "Salli-barik" dualari okunur. Cemaatle kilininca,
cemaat hem teravihe, hem de imama uymaya niyet eder. Imam teravih
namazini sesli olarak kildirir (el-Kasânî, Bedai'us-Sanâyi', Beyrut,
1974, I, 288; Tahtavî, Hasiye, 335 vd).

Teravih namazi, diger namazlara nispetle biraz seri kilinir. Ama bu,
harflerin mahreci anlasilmayacak sekilde bozuk bir telaffuzla
kilinabilir anlamina gelmez. Bu bakimdan teravih namazinin normalin
disindaki bir sekilde acele kilinmasi mekruhtur. Namazin rükünlerini
yerine getirirken de acele edilmez. Kelimeleri tane tane okumak,
mahreçlere dikkat etmek ve rükünleri gerektigi gibi yerine getirmek
gerekir.

Teravih namazi hatimle kilinmayan camilerde, herhangi bir yanlisliga
meydan vermemek ve cemaatin da kisa sureleri iyice ezberlemelerini
saglamak için, "Fil sûresi"nden sonraki sureleri okumakta yarar vardir.
Bu durumda imam, rekat sayilarinda da tereddüde düsmekten korunmus
olur. (Ibn Abidîn, Reddu'l-Muhtar, II, 44; vd., Vekbe ez-Zuhaylî,
el-Fikhu'l-Islâmî, Dimask, 1989, II, 72).

_________________


Ahh…Yüregim eriyorken dilinde
Kavruk ve ürkek arzular diyarında
Ruhum esir düstü sana tutsagım yüreginde
En uzun gecemde en uzun siirim sana
Yüregi yüregime dokunan adam
benim babayüreklim ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acelya.forumakers.com
 
TERAVIH NAMAZI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Acelya :: RAMAZAN ÖZEL-
Buraya geçin: