Acelya

ACELYANIN DÜNYASI DOSTLUGUN VE SEVGININ TEK SIMGESI
 
PortalPortal  TakvimTakvim  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 SAHURSAHUR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sitekurucusu
Admin
Admin
avatar

Koç
Yılan
Mesaj Sayısı : 23648
Doğum tarihi : 01/04/65
Kayıt tarihi : 17/02/08
Yaş : 52
Nerden : insanligin oldugu yerden

MesajKonu: SAHURSAHUR   Paz Eyl. 07, 2008 3:34 pm

SAHUR


Oruç tutmak üzere gecenin son altıda birinde yenen yemek. Hz. Peygamber
sahur yemeğini özellikle teşvik ederek, Yahudilerden sahur yemeği ile
ayrılacağımızı beyan etmiş; mutlaka yenmesini tavsiye ile bunda bereket
olduğunu söylemiştir. Böylece sahur yemeği oruç tutan müslümanların
önem verdikleri bir yemek olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s) "Sahurda
kalkınız, sahurda bereket vardır" buyurmuştur.

İslâm dini, insanların hem kişisel hem de toplumsal davranışlarını en
iyi şekilde düzenleyerek onları terbiye etmeyi hedef almıştır.
Dolayısıyla, Allah'ın karşısındaki konumunu ancak kulluğunu en mükemmel
şekilde ifa etmekle koruyabilecek olan insana, belli görev ve
yükümlülüklerin ve gerekli ibadetlerin belli zamanlarda yapılması
emredilmiştir. Bu ibadetlerden biri olan oruç disiplini gerektiren
ibadetlerden biridir. Uykudan uyanarak yemek yemek oldukça zor bir iş
olduğu için, bu günkü hayat şartlarında sahur yemeği daha da önem
kazanmıştır. Çünkü sahurun oruç zamanını kısaltmaktan öte bir rolü
vardır.

Orucun başlayış ve bitiş vakti gündüze göre tayin edilmiştir. Gündüz
ise güneşin doğuşu ile batışı arasındaki zamandır. Kur'ân-ı Kerimin
orucun başlangıcını bildirirken kullandığı ifade ile, orucun bitimini
bildirirken kullandığı ifade arasında farklı bir üslup vardır. Ayette
orucun başlama zamanı için "siyah iplikle beyaz ipliğin birbirinden
ayrılması" ibaresi kullanılırken; orucun bitimi için de "geceye kadar"
ifadesi kullanılır.

Kur'ân-ı Kerim'de orucun vakti için kullanılan ifade gayet açıktır.
"Şafağın beyaz ipliği, siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar
yiyin, için " (el-Bakara, 2/187). Bu ayette, vaktin sınırlarını tespit
edecek olan unsur, oruç tutan kimsedir. Çünkü sahur ve iftar vaktinin
sınırları tayin edilirken, "sizce" ifadesi kullanılmıştır. Aşağıda da
göreceğimiz gibi Hz. Peygamber'in ve sahabelerinin tatbikatı da bu
hususu doğrulamaktadır.

Rasûlüllah (s.a.s): "Bilal'in ezanı ve ufuktaki uzunlamasına
beyazlık,sizi sahur yemenizde aldatmasın. Beyazlık yayılana kadar
yiyin, için " (Müslim) buyurmuştur.

"Zirr b. Hubeys diyor ki: Sahuru yedim, sonra mescide gidiyordum. Yolda
Huzeyfe İbnül-Yemanî'ye uğradım ve yanına girdim. Doğuracak bir devenin
sağılmasını emretti. Getirilen süt kaynatıldı, sonra bana yaklaşıp,
"ye" dedi. "Oruç tutmak niyetindeyim" cevabını verdim. O da "ben de
oruç tutmak niyetindeyim" dedi. Yedik, içtik, sonra mescide geldik
namaz başladı. Sonra Huzeyfe, "bir defasında Rasûlüllah'la böyle
yapmıştık" dedi. "Sabahtan sonra mı?" diye sordum. "Evet sabahtı ama
güneş henüz doğmamıştı" cevabını verdi" (Müsned-i Ahmed İbn Hanbel). Bu
vakit de genelde ikinci fecrin başlangıcından sonra gece karanlığının
aralandığı vakittir.

"Ebu Zübeyr diyor ki: "Cabir b. Abdullah'a oruç tutmak isteyen fakat
kap elinde su içecek iken, ezan okunduğunu işiten bir kimsenin durumunu
sordum. Cabir, Rasûlüllah'ın "içsin" dediğinin rivayet edildiğini
söyledi (Müsned-i Ahmed İbn Hanbel).

"Hubeyb'in halası Uneyse bir rivayette diyor ki: "Eğer bir kadın
sahurunu bitirememiş ise, Bilal'e derdi ki, "Bekle sahurumu bitireyim"
(Abdurrezzak b. Memmam, el-Musannef).

"İbn Münzir, Hz. Ali sabah namazını kıldırdıktan sonra, "İşte şimdi
beyaz ipliğin siyah iplikten ayrılıp farkedildiği vakittir" dediğini
nakleder" (el-Ayni, Umdetül-Kari li Şer'il-Buhâri).

Sadece bir kaç örnekle bile yetinildiğinde, Hz. Peygamber'in ve
sahabelerinin sahur konusundaki tavırlarının anlaşılması mümkündür.
Nitekim Maide suresindeki "Ey insanlar, Allah dini sizi zorlamak için
va'z etmemiştir" ayetini tefsir ederken, Fahreddin er-Razi "Mefatih'ul
Gayb" adlı eserinde şöyle söylüyor:

"Bu ayeti kerime dinde önemli bir esas ve prensiptir. Bu prensip zararlı şeylerin meşru olmaması prensibidir".

Kur'ân'da ve Hz. Peygamber'in tatbikatında da görüldüğü üzere, sahurun
vakti gündüzün geceden ayrıldığı ve bunun bizzat açıkça yükümlünün
şahsi gözleriyle tespit edildiği vakittir.

Genelde fukahanın sahur vaktini belirlerken izledikleri sünnet şu
olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s) sahura son verip imsak ettikten sonra
Kur'ân-ı Kerim'den elli âyet kadar okur veya okuyacak bir vakit
bekledikten sonra sabah namazını kıldırırdı. Bu imsak vakti de yaklaşık
güneşin doğmasından 75-90 dakika kadar öncesi olur ki; sahur yemeği
için en son kabul edilen vakittir.

_________________


Ahh…Yüregim eriyorken dilinde
Kavruk ve ürkek arzular diyarında
Ruhum esir düstü sana tutsagım yüreginde
En uzun gecemde en uzun siirim sana
Yüregi yüregime dokunan adam
benim babayüreklim ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acelya.forumakers.com
 
SAHURSAHUR
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Acelya :: RAMAZAN ÖZEL-
Buraya geçin: