Acelya

ACELYANIN DÜNYASI DOSTLUGUN VE SEVGININ TEK SIMGESI
 
PortalPortal  TakvimTakvim  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Hifa Hatun...!**********

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sitekurucusu
Admin
Admin
avatar

Koç
Yılan
Mesaj Sayısı : 23648
Doğum tarihi : 01/04/65
Kayıt tarihi : 17/02/08
Yaş : 52
Nerden : insanligin oldugu yerden

MesajKonu: Hifa Hatun...!**********   Çarş. Eyl. 10, 2008 6:12 pm

Medine'nin kadınları hem güleryüzlü,
hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka
gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu
canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya
kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır,
araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.

Hifa Hatun'un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın
hekimleri, tüccarları, vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi
gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece ALLAH'ın rızasını
diler.

Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar
serer... Kimi cevahirler döker.... Yüz kızıl tüylü deveyi getirip
kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne
atanları mı?

Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp "Ey ALLAH'ın Resûlü" der, "bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene."
Doğrusu o, Peygamber Efendimiz'in (sallALLAHu aleyhi ve sellem)
'gündüzleri oruç tut' ya da 'geceleri namaz kıl' gibi bir tavsiyede
bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat "Önce evlenmen lâzım"
buyururlar "zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!" Hifa,
büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve "siz kimi münasip görürseniz
ben ona razıyım" der.

Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin
de "özel" olması gerekir. Lâkin Resûlullah (sallALLAHü aleyhi ve
sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her
zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur "yarın sabah mescide ilk gelenle evlen" buyururlar. Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler

düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar.

Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb de duyar ama dikkate almaz. Zira o
fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah
ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna
rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden
kaldırır.

Ama bakın şu işe ki o gece ALLAHü teâlâ bütün sahabelere derin bir
uyku verir, Hifa Hatun'un talipleri gözlerine çöken ağırlığa
yenilirler. Resulullah Efendimiz (sallALLAHu aleyhi ve sellem) her
zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli
sahabeyi bekler.

Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer. Resulullah Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir. Hazret-i Hifa büyük bir teslimiyetle kabul eder.

Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra
şanslı sahabeye döner "Ey Süheyb" buyururlar, "şimdi hanımına bir
hediye al ve tut elinden evine götür."Suheyb RadıyALLAHu anh ellerini
çaresizlikle iki yana açar. "İyi ama" diye mırıldanır, "benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var."

Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş
olan süslü bir heybe gönderir ve "filanca yerdeki köşkümü sana hediye
ettim" der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar
ederler.

Süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru
utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan
ya bir, ya iki hurma alır ve "Ya
Hifa" der, "biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise
senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek.
İster misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim
zira Efendimiz
(SallALLAHü aleyhi ve sellem) "Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada
yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar." buyurdular.

Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır,
kalplerini zikir ile aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni
Resulullah Efendimize anlatır ve onları ALLAHü teâlânın cenneti ve
cemaliyle müjdeler.

Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb'i yanlarına oturtur
"Ey Süheyb" buyururlar "geceki halini sen mi anlatırsın ben mi
anlatayım?" Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle
"ALLAHın Resulü en iyisini bilir" cevabını verir.

Efendimiz onlara "ne mutlu size" gibilerinden bakar, "İkiniz de
cennetliksiniz" buyururlar, "... ve ALLAHü teâlâyı göreceksiniz!"
Süheyb derhal secdeye kapanır ve "Ya Rabbi!" diye yalvarır, "o ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!"

ALLAHü teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır.
Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar. Resulullah Efendimiz (sallALLAHu
aleyhi ve sellem) "Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda
Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti" buyururlar.

Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server
kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük bir
tahta çakar. Birine "Şükredenlerden Suheyb" yazarlar, öbürüne "Sabredenlerden Hifa!

Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikir ile
aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize
anlatır ve onları ALLAHü teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler.


 

_________________


Ahh…Yüregim eriyorken dilinde
Kavruk ve ürkek arzular diyarında
Ruhum esir düstü sana tutsagım yüreginde
En uzun gecemde en uzun siirim sana
Yüregi yüregime dokunan adam
benim babayüreklim ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acelya.forumakers.com
 
Hifa Hatun...!**********
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Acelya :: RAMAZAN ÖZEL-
Buraya geçin: