Acelya

ACELYANIN DÜNYASI DOSTLUGUN VE SEVGININ TEK SIMGESI
 
PortalPortal  TakvimTakvim  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Ramazan Müjdesi...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sitekurucusu
Admin
Admin
avatar

Koç
Yılan
Mesaj Sayısı : 23648
Doğum tarihi : 01/04/65
Kayıt tarihi : 17/02/08
Yaş : 53
Nerden : insanligin oldugu yerden

MesajKonu: Ramazan Müjdesi...   Çarş. Eyl. 10, 2008 6:32 pm

Ramazan'ın
ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yaşamaya başlarız.
Kâinat şenlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup
taşar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin
çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatın Rabbinden
selâmlar ve mağfiret ümitleri getirir, Ramazan ayı...

Mukaddes kelâmın nazil oluşunun yıldönümünü mü'minlerle birlikte
cinler, melekler; ağacı, çiçeği, böceği, kurdu, kuşu, denizi ve
deryasıyla yaşlı dünyamız da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde
tam manâsıyla bir bayram havası yaşanır.




Bu
ayın Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz
kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş
tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere!
Tevrat, Zebur ve İncil gibi diğer semavî kitapların da bu ayda
indirilmiş olması, bu günlerin kıymet ve kudsiyetini artıran diğer bir
husustur.



Mü'minlere İlâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel fırsat
bilerek değerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona
muhatap olabilme gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve şuurla ibadet
ve taate koşarlar.



Bu gayretin neticesi elbette karşılıksız kalmayacaktır. Oruç tutup,
Ramazan ayını bir kulluk şuuru içinde geçirenler tatlı bir ânı
yaşadıkları, huzura erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.



Ubâde bin Samit anlatıyor:

Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:



"İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah'ın rahmeti sizi
kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir.
Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar
da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla
kendinizi Allah'a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın
rahmetinden nasibini alamayandır."(1)



Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazı,
orucu, iyilikleri hizmetleri ve duâsıyla bu rahmet ve bereketten
nasibini almaya çalışır. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu
günahları için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda bulunur.



Cenâb-ı Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazını karşılıksız bırakmaz, günahlarını affeder, rahmetine garkeder.




Ramazan
ayının kudsiyet ve bereketini bildiren şu hadis-i şerifi birlikte
okuyalım. Peygamber Efendimiz geniş anlamda bu hususu dikkatimize
vermektedir.



Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Şaban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:



"Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın
üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan
Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz,
gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır
yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.

Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.

Bu ay yardımlaşma ayıdır.

Bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır.

Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse,
yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına
sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar
sevaba kavuşur."



Ashâb-ı Kiramdan bazıları, "Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz" dediler.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam,
"Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile
oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir" buyurdular ve hutbelerine şöyle
devam ettiler:



"Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.

Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.

Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla
bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı
edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.



Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir.

Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah'a sığınmaktır.

Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim
mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye
kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.(2)



_________________


Ahh…Yüregim eriyorken dilinde
Kavruk ve ürkek arzular diyarında
Ruhum esir düstü sana tutsagım yüreginde
En uzun gecemde en uzun siirim sana
Yüregi yüregime dokunan adam
benim babayüreklim ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acelya.forumakers.com
 
Ramazan Müjdesi...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Acelya :: RAMAZAN ÖZEL-
Buraya geçin: