Acelya

ACELYANIN DÜNYASI DOSTLUGUN VE SEVGININ TEK SIMGESI
 
PortalPortal  TakvimTakvim  AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  GaleriGaleri  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 fikra keyfii_____________devam

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sitekurucusu
Admin
Admin
avatar

Koç
Yılan
Mesaj Sayısı : 23648
Doğum tarihi : 01/04/65
Kayıt tarihi : 17/02/08
Yaş : 53
Nerden : insanligin oldugu yerden

MesajKonu: fikra keyfii_____________devam   C.tesi Mart 29, 2008 6:45 pm

Kars’a birgün ayna gelir…




Kars’a ayna  gelir…

  Kars’in bir koyunde, ne koylu, ne de koyun “şıh”ı o gune

kadar ayna gormemistir. Adamin biri, ilk  rastladiginda, aynayi

alip bakmaya  baslar. Ardindan, aynada gordugu surati olen kardesi  zannedip  aglamaya  baslar:


 ”Vay benim zavalli gardasim, vay

  benim zavalli gardasim.” diyerek.

  Aynayi koynuna  alip yatar.  Hanimi, esinin,

  ayna koynunda yattigini gorunce suphelenir.

  Uyandirmadan adami, aynayi alip bakar.  Ofkeden

  kudurmustur. “Vay !” der heyacanla

  “Herifim, beni bir kariyla aldatir.”

  aynayi alip, köyün şıhına gider. Aynayi gostererek 

  Şıh Efendi,” der. “Benim herif beni bir kariyla

aldatir.”  Aynayi

  alir, şıh… Yuzune tutar…

  “Bacim,” der.

  “Bu, bir karidan ziyade, gavata benziir.”

_________________________________________


Aşkın türleri!…




İlk Aşk


Ne yaparsanız yapın, ilk aşkınızı unutmanız mümkün değildir. Yıllar sonra dönüp, “ben ona nasıl aşık olmuştum acaba” diye pişmanlıkla karışık garip bir duygu da yaşayabilirsiniz, olsun. O, size ilk aşkı tattırmış, en önemli yaşam tecrübelerinizden birini yaşatmıştır. Aranızda geçenler acı bile olsa, dönüp minnetle anacağınız biri hep var olacak. Daha ne olsun?


Yıldırım Aşk


Var mı yok mu tartışmasının içinde değiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazılarının duyguları yağmur olup yağabiliyormuş. Yıldırım aşkla başlayıp yıllar süren beraberlikler de var üstelik. Barda oturan kadını/erkeği görüp “bu akşam nasıl yatağa atarım?” diye düşünenlerden bahsetmiyoruz elbette. Sözünü ettiğimiz gerçek yıldırım aşk. Tek dikkat edilmesi gereken, sürekli yıldırım aşka tutulanların genellikle kendi yarattıkları illüzyonun peşinden koşmaları, gerçekle karşılaştıklarında da yeni bir illüzyon yaratmalarıdır.


Olanaksız Aşk


Bazen yolda yürürken rastlarız, bazen en yakınımızda bulunabilirler. “Bu ikisi bir araya nasıl gelmiş?” diye düşünürüz. Kendi başımıza geldiği de olmuştur, pedini sağa sola bırakan bir kadın ya da televizyondaki futbol maçını seyrederken daha önce hiç duymadığınız küfürler eden bir adam. Aman Allahım?” dersiniz. Ama olmuştur bir kere. Her aşkın olanaksız bir tarafı vardır gerçi, çoğunlukla bunları görmemeyi yeğleriz. Ama bu olanaksız taraflar bazen o kadar ağır basar ki, aşkın hem kaynağı, hem iddiası, hem motorize gücü, hem de terminatörü olurlar.


Yasak Aşk


Men edilmiş, engellenmiş ve çoğu zaman da yasadışıdır. Ama aşığın gözü görmez ki… Belki de aşkı aşk yapan bu “illegal” tarafıdır. Kimbilir?


Platonik Aşk


Onu görmek bile sizi heyecanlandırırken, o sizin yanınızdan, geçip gider. Siz heyecandan sapır sapır titrerken, o işiyle meşgul olur. O sizin için hayatınızdaki en önemli kişiyken, siz onun için sıradan birisinizdir. Hem aşık hem de salak hissedersiniz kendinizi… Davranışlarından, konuşmalarından işaretler alıp, umutlanır, bozulur, küsersiniz. İnsanın bir kereliğine bu duruma düşmesi, tecrübesizlikle yorumlanıp, bağışlanabilir. Ancak, bir kereden fazla başınıza geldiyse, oturup kendi hakkınızda düşünmenizde yarar var.

______________________________________


Ayşe nineden mektup!




Emine gızım,

Benim. Ayşe nenen. Bildin mi? Bildin dabii. Elimde böyüdün a gızım. Yoğsa şehere oğlumun yanına gitdim diye beni untuveedin mi?

Böğün tam 10 gün oldu köyden ayrı düşeli. Çok özledim orları. Doktura çıkarttı beni oğlan. Gözümdeki katarağı aldılar razı olsun. Perde falan galmadı. Çayıra baktım mıydı, goyunların hepisini görecem.

Azcık sıkıldım burlarda. Halden annayan da olmadığına, köye mektup yazdırayım dedim göççük toruna.


Canım pek daraldı buralarda. Goca bi köyü bi binaya doldurmuşlar. Herkesleri kümes gadar evlere tıkmışlar. Bir tek hamamı güzel benim oğlanın evinin. Hamamdaki çeşmenin kurnası görsen Eminem, gocaman. Cakuzi kurnası. Bizim gölbaşı gibi böyük deel, biriki debelencek gadar emme çimiyom içinde zaman zaman.


Haftaya köyden burlara gelcekler varımış. Çıtırların Hilmi’den bağ makasını yolla bana. Bizim gelinin tırnaklarını kırkacam. Bostan çapası gibi olmuşlar, sorduydum, “kesemiyoz” dedi, utancından boya sürüyo gariban.


Okusun, ilim bellesin diyin şehere gönderdiydik emme edepsizliği bellemiş benim oğlan. Eve, gelinin gözü önünde cıbıl gadınlar getiriyo her akşam. Gadınlar bir oynayyolar, bir güleyyolar sabaha gadar heç utanmadan. Şükür ki heç çıkmayolar o güçük gara kutudan.


Gelin de acık beceriksiz ya.. Ne etcen gari.. Ocakta tencere tıngırdatmaya üşeniyo, alıyo bizi hambörger miymiş, ham börülcemiymiş ney, onu yimeğe götürüyo. “Ben ham yimek yimem a gızım..” dedim dinnemedi. Arpaya katsan at yemez, kepeğe katsan it yemez.


Anaaa, gurudum, Cıkcıklar’ın bağındaki gorkuluk gadar galdım açlıktan. Hele bi dur. O yimeklerin yanına gara bi su veriyollar da Eminem, içtiydim, dedim “, yandım anam.” Yanndı genizlerim, köpükler çıktı ağzımdan burnumdan. “Şeherin gara suyu gudurttu beni herhal” dedim aklımdan. Anaam, bi iyi geldi bana o sonnadan. Hergün alıyo torun bana o gara şişeden bakkaldan.


Gerçi masraf çıkarmayam oğlana diyom emme “Alacağım bir iğne, çeliğin okkasından bana ne” diyom sonradan. Zaten hepiciği müsrüf. Akşama gadar kavuruyolar, sabaha gadar savuruyolar.


Böyük torun helhal evlendi, başka evde yaşıyo dediler. Gayrı ocağından ayrı yaşamak isteyo dediler. Çağırın göresim var dediydim. Aaşam gelecekti, bekledim uyuya galmışım.


Gece ayakyoluna galktıydım. Anaa, baktım salonda biri yatıyo. Usulca yanaştım, gafasına yorganı çekmiş, parlak küpesi upuzun saçları gözüküyo. “Hah” dedim. “Torun sürpüz yaptı. Yeni gelini de getirivermiş, saçları da küpeleri de pek ışıl ışıl” derken, yataktan dönüverdii…

“ELLEH.. Gelinin gara gara sakalları, pos pos bıyıkları var!!.” Elim ayağım boşanıverdi. Başladım bağırmaya “Ecinni fış fış! Ben sana dokunmam kış kış!!. Destur Bismillah.. Yaa Alllaaahhhh!!..” derkene bayılmışım.

Ayılayazdım, gözümü açdıydım, ecinni bana “Babanne” diye yapışıverdi, gene bayılmışım. Sonnadan annadım ki, o yeni gelin deel benim büyük torun Hidayet’miş. “Sana dedenin adını verdik. Hidayete ereceğine zıvanadan çıkmışın” diyip bastonu dehledim gafasına.


Ben eyiyim Emine gızım. Merakta galma. Sade, bazı diyom keşke gözlerim perdeli galaydı. Belki o perdeden görmüyodum bunnarı. Ben yazarım yine sana. Hele kal sağlıcakla

_______________________________________


KIZLAR NE ZAMAN BIRAKILMALI





Bazı şeyler artık bana yetmiyo (Bırak)


Annem seninle tanışmak istiyo (Bırak)


Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)


Kendimi asmak istiyorum (Bırak)


Bu gün kendimi yorgun hissediyorum (Bırak)


Uçur beni (Bırak) Hadi yiğidim aslanım kalem kaşlım (Hemennnnnn)


Yaa bu ayki Tel faturamı sen ödesen (Düşünme bile)


Pelin in erkek arkadaşının arabasını gördün mü (Neee bırak tabi)


Bendemi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)


Sinemamı olmaz ya günümüzü sinema ile berbat etmiyelim ama sen

bilirsin (Bırak bırak bırakmakla kalma tokat at)


Evlenirsek ben ütü ve çamaşır olayına girmem (Bırak imkanın, varsa

kafa at yere düşerse tekme ile devam et)


Ayyy bu kıyafet sana hiç yakışmamışşşşşş (Sus ve başka bir tarafa

doğru ıslık çalarak yürümeye başla)


Şakaların batıyoooooooooooo (Uçan tekme at)


Diş etlerimde iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olurmu hayatım

(Döner tekme at midesine)


Cep telefonunu çaldırır kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)


Hayatım ben makyajımı yapıp aşagıya inicem diyip 2 saat gecikiyosa

(Gözüne parmağını sok)


Burnumu biraz kaldırsam mı (Kulağını ısır)


Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)


Özür dilerim geciktim (Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş

bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)


Komik ayakkabılar giyiyorsa (Ben karışmıyorum bu kısma isteyen

istediğini yapsın)


Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesem ne olurki hem bana önemli bir

şey söliyecekmiş çok merak ettim (Son sözlerin mi mezartaşı için biraz

uzun oldu da…)


Başkalarının hikayelerini dinleyipte siz erkekler çok hayvansınız

derse (Kafa göz dal ben suçu üzerime alırım)


Evlenince ben senin ayağına basıcam (Öyle bir tokat atki Allahı

şaşsın)


Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur

250 metreden)


Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırların hepsini zorla

yedir)


Sevgililer gününde sana ayı alırsa (Kafaderisi kemerini süslesin veya

postu şömineni)


Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!)


Ağzı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)


ALO KOCACIM NABER (!!!!evlenmeden hele aman amannnnnnnnn. bırak bırak

hatta bırakma kaç…..)

___________________________________


Güldüren şikayetler…





Diyarbakır devlet hastanesi’nce çıkarılan dergide, doktora şikayetlerini anlatan hastaların şiveli ve ilginç sözlerle dile getirdikleri şikayetler yer alıyor. Smile


 Bana eposta yoluyla geldi…


Hastane hizmetleri ile sağlık konularının yer aldığı ve Diyarbakır

Devlet Hastanesi’nce çıkarılan dergide, doktorlara çeşitli

şikayetlerini anlatan hastaların şiveli ve ilginç sözlerle dile

getirdikleri şikayetler şöyle yer

aldı:


” Doktor bey bacaklarımda valiz (varis) var


Tansiyonum yukarı gelmeyi


Başım yani


Bende süpertansiyon var


Bizim çocuk ortalık derdine tutulmuş (Grip)


Yarım yarım öksürüyem


Bende Habitat B var mı? (Hepatit )


Propostodan ameliyat oldum (Prostat)


İdralim ayni ayran gibi


Kanımda bi değişiklik hissediyom


Ara sıra kalbim çarpıştırıyor


Arakere çarpıntım oluyor


Kafamda bi çırlama var


Benim bağırsaklarım zehirli gaz yapıyo


Doktor bey benin şikayetim bir şu mıntıkadan, şu mıntıkaya kadar


Karnım gırıl gırıl


Boğazlarım gıdık gıdık gıdıklanıyi


Tüm tüy diplerim ağrıyo


Vücuduma vakitsizlik geliyor doktor bey (Halsizlik)


Nefesimi aşağıdan alıp yukarı veremiyom


Bugün bağırsaklarım sürekli kıvırıyo


Doktor bey ben zagor kullanıyom


Doktor bey 3 günde zor durdurdular benim tansiyonumu


İdrarımı yaparken zonklama oluyor


Damarlarımın içi yanıyor


Yaş 73 öbür taraftan çağırıler, ama gene de canım gitmek istemiyi


Dün gece çok yüreğim dövündü


Kanımda pörtüleşme var (Pırtılaşma)


Midemde hıkır hırık baloncuklar oluşiyi


Bu gözümnen yukarı baktığımda önünden sanki incecik bi kıl geçiyor

ucunda da bi böcek var


Benim sinirlerim var


Nefesimi çeviremiyom


Doktor bey bunun tansiyonu geziyor (Karısını gösteriyor)


Kemiğim yanıyor


İçimde pırıltı var (Çarpıntı)


Vücudum rüzgarlanıyor


Kaburgalarım üşüyor


Bende kavator var mı? (Guatr)”




_________________


Ahh…Yüregim eriyorken dilinde
Kavruk ve ürkek arzular diyarında
Ruhum esir düstü sana tutsagım yüreginde
En uzun gecemde en uzun siirim sana
Yüregi yüregime dokunan adam
benim babayüreklim ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acelya.forumakers.com
 
fikra keyfii_____________devam
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Acelya :: ASK VE SEVGI RESİMLER :.. :: MIZAH EGLENCE-
Buraya geçin: